T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI Karaman İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

MÜZELER GÜNÜ KUTLAMALARI


                                                                                                                 MÜZELER GÜNÜ KUTLAMALARI

Bilindiği üzere Müzeler; tarihi eserleri tespit eden, bilimsel yöntemlerle açığa çıkaran, İnceleyen, değerlendiren, koruyan, tanıtan, sergileyen, eğitim programları aracılığıyla tarihi eserler konusunda halkı bilinçlendirerek toplumun kültür düzeyini yükseltmeyi amaçlayan eğitim, bilim ve sanat kurumlarıdır. Müzeler, bulunduğu kentin saygın yapıtlarındandır. Toplumun hizmetinde olan ve onun gelişimi için çalışan, insanlığın somut ve somut olmayan kültürel mirası İle çevresini tanıması ve sahiplenmesi amacıyla ilmi yöntemlerle açığa çıkaran, inceleyen, değerlendiren, koleksiyonlar oluşturan, koruyan, tanıtan, sürekli ve geçici olarak sergileyen, eğiten, kültürel, sanatsal zevkini ve dünya görüşünü geliştirmesinde etkili olan, kamuya açık, kar amacı gütmeyen daimi kuruluşlardır.

Kültürel değerlerin korunmasında ve geleceğe taşınmasında önemli rol oynayan müzecilik olgusu tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de koleksiyonculukla başlamıştır. Türk Müzeciliğinin ilk izleri, Selçuklu Dönemi'nde (13.yy) eski Konya'nın bulunduğu höyüğü çevreleyen ve günümüzde hiçbir izi kalmayan sur duvarlarının etrafına ellerine geçen çeşitli dönemlere ait eserlerin nizami bir şekilde dizilmesi ile karşımıza çıkar. Daha sonra Dulkadiroğulları Beyliği Dönemi'nde de Kahramanmaraş Kalesi etrafında Geç Hitit eserlerinin biriktirildiği bilinmektedir. Osmanlı Dönemi'nde ise ata yadigârı kıymetli eserler, hediyeler ve savaşlarda elde edilen ganimetler sarayların hazine dairelerinde korunmaktaydı. İstanbul'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet zamanında sarayın bir bölümünün hazine dairesi haline getirilmesi, özellikle Yavuz Sultan Selim'in doğu seferinden sonra halifeliğin Osmanlılara geçmesi ile birlikte başta kutsal emanetler olmak üzere çok değerli kültür varlıklarının Osmanlı sarayına taşınması zengin bir koleksiyon oluşmasını sağlamıştır. Bu koleksiyonlar ve zengin Anadolu tarihi Türk Müzeciliğinin başlamasına öncülük etmiştir.

Gerçek anlamda Türk Müzeciliğinin temeli İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin temelini de oluşturan Mecma-l Asar-1 Atila'ya (Eski Eserler Koleksiyonu) dayanmaktadır. Padişah Abdülmecit'in 1845 yılında Yalova'ya gerçekleştirdiği gezi sırasında gördüğü Doğu Roma yazıtlarını İstanbul'a naklettirmesi üzerine eserler 1846 yılında Osmanlı Devlet adamı Ahmet Fethi Paşa tarafından o güne kadar silah deposu (Harbiye Ambarı) olarak kullanılan Aya İrini'de toplatılmaya başlandı. Müze, Mecma-i Eslihai Atika ve Mecma-i Asar-1 Atika olmak üzere iki bölüm halinde düzenlenmiş, kuruluşu daha eski dönemlere dayanan Mecma-i Eslihai Atika bölümü Harbiye Askeri Müzesi'nin temelini oluşturmuştur.

Mecma-l Asar-1 Atika koleksiyonu Sadrazam Ali Paşa döneminde düzenlenmiş ve 1869 yılında dönemin Maarif Nazırı Saffet Paşa tarafından Müze-i Hûmayun (imparatorluk Müzesi) adıyla Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk müzesi kurulmuştur.

Günümüzde aralarında Avrupa'da yılın müzesi ödülünü de kazanmış, 187'si Bakanlığımıza bağlı, 183'ü Bakanlığımız denetiminde özel müze olmak üzere toplam 370 müze bulunmaktadır. Sayıları gün geçtikçe artan müzelerimiz, artık sadece eserlerin sergilendiği ve depolandığı mekânlar olmaktan çıkmış, halkın eğitimi için ulusal ve uluslararası konferansların, seminerlerin düzenlendiği, çeşitli sosyal ve kültürel faaliyetlerin gerçekleştirildiği, sergilerin açıldığı, bilimsel yayınların yapıldığı, ülkemizin tanıtımına katkıda bulunan eğitim ve kültür kurumları hâline gelmiştir.

İlimizde de ilk olarak 1961 'de Turizm Derneğinde açılan müze 1962-1963 yıllarında İlçe Halk Kütüphanesinde, 1963-1967 yıllarında Helvacılar Sokağında kiralık bir binada, 1967-1968 yıllarında İbrahim Bey İmareti'nde, 1968-1971 yıllarında Pancar Yolundaki Deveciler Evinde hizmet verdikten sonra 1970 yılında yapımına başlanan bu günkü Müze binasının deposuna taşınmıştır. Bu gün kullanılan Müze Binası 1980 yılında bitirilmiş ve Müze aynı yıl resmi olarak hizmete açılmıştır.

Eski Hastane Caddesi, Yeni Turgut Özal Caddesi üzerinde, Karamanoğulları Beyliği devrine ait Hatuniye Medresesi arkasında yer alan müze binası İki katlı olup her katta 550 m2. kapalı kullanım alam bulunmaktadır. Müzenin birinci katında idari bölüm ile arkeolojik-etnografik-sikke eserlerinin sergilendiği sergi salonu yer almaktadır. Çevresinde ise yaklaşık 2.500 m2. yeşil alanda Arkeolojik ve etnografık taş eserler dönemlerine göre sergilenmektedir.

Tarihi geçmişi MÖ. 8000'e kadar inen Karaman İli Anadolu'yu güneye bağlayan ticaret yolu üzerinde yer alması ve toprak yapısının tarıma elverişli olması sonucu yüzyıllardır çok çeşitli uygarlıklara yurt olmuştur. Müze koleksiyonunda epipaleolitik devirden günümüze kadar her devre ait eserler bulunmaktadır. Özellikle Canhasan Höyüğü Neolitik ve Kalkolitik Devir eserleri ile sikke koleksiyonu dikkat çekicidir.

Arkeolojik Sergi Salonunda; Neolitik Çağ (MÖ. 8000-5500), Kalkolitik Çağ (M.Ö.55003000), Bronz çağı (MÖ. 3000-1200), Hitit Uygarlığı (MÖ. 1800-700), Urartu Uygarlığı (M.Ö.900-

700), Arkaik ve Klasik Çağ (MÖ. 600-400), Roma Dönemi (M.S. 1. - 3. yüzyıl), Bizans Dönemi (M.S. 4. - 12.yüzyıl)'ne ait eserlerin yanı sıra Canhasan Höyüğü, Pınarbaşı Höyüğü maketleri ile Taşkale Kasabası yakınlarındaki Manazan Mağaralarında bulunmuş olan bir kadın cesedi (MS. 7. 8. yüzyıl) ile Konya Arkeoloji Müzesinden gelmiş olan Sidemara tipi (M.S. II. yüzyıla ait) mermer bir lahit sergilenmektedir. Yine dönemlerine göre altın, gümüş ve bronzdan yapılmış Grek, Roma, Doğu Roma (Bizans), Venedik, Sasanİ, Emevi, Abbasi, Selçuklu, Beylikler, Karamanoğlu, Osmanlı Devirlerine ait sikkeler sergilenmektedir.

Etnoğrafik Sergi Salonunda; Selçuklu, Karamanoğlu ve Osmanlı dönemine ait (13 — 19. yüzyıl) ait eserler ile yakın döneme ait serler sergilenmektedir. Ayrıca salonun ortasında Karamanoğlu dönemi taştan yapılmış bir hayvan mücadele tasviri ile tunçtan dökülmüş bir adet top bulunmaktadır. Yine panolara asılı vaziyette bölge dokuma sanatı ile ilgili kilim ve halı eserleri sergilenmektedir.

Son dönemde mevcut bina müzecilik faaliyetlerinin yürütülmesinde yetersiz kaldığından çağdaş müzecilik faaliyetlerinin yürütülebilmesi için yeni bir bina yapımı ihtiyacı hasıl olmuş ve bu kapsamda mevcut müzenin arkasında bulunan İmaret Mahallesi, Yeni Ortaokul Mevkiinde bulunan ve tapunun 745 ada 147 parselinde yapılan tevhid işlemleri neticesi Karamanımıza yeni modem bir Müze binası kazandırma çalışmaları devam etmekte olup kısa bir süre içerisinde neticelendirilmesi hedeflenmektedir.

Her yıl mayıs ayının 18. günü Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM) tarafından "Uluslararası Müzeler Günü” olarak kabul edilip kutlanmakta olup geçmiş dönemlerde yaşamış olan insanların düşünüş, inanç, yaşayış ve sanat anlayışlarım bize miras bıraktıkları eserler üzerinden görebilmek için 18 mayıs müzeler gününde tüm halkımız müzemize davetlidir.

Yine gün içerisinde müzemizde uzman eşliğinde rehberli geziler ve bilgilendirmelerin yanı sıra müzemiz çalışanlarından Memduh ÖZBAY'm amatör bir coşku profesyonel bir yaklaşım ile yapmış olduğu resimlerden oluşan koleksiyonunu da görmek mümkün olacaktır.

                                                                                                                                                                                                                                                Ercan ER

                                                                                                                                                                                                                                              Müze Müdür V.