T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI Karaman İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Eb-ül Fida’ya Göre Karaman: Rum Beldelerinin, birisi de Karaman topraklarıdır. Buralarda Türkmenler oturur. Karamanoğulları çevresindeki beyliklerin en güçlüsü ve en uzun ömürlü olanıdır. Konya'nın bir günlük güneyinde Rum beldesinden birisi de Larende’dir (Karaman).

Evliya Çelebi’ye Göre Karaman: Evliya Çelebi, Karaman ve tarihi eserlerini incelemiş, Yunus Emre'nin de Karaman’da olduğunu belirtmiştir. Karaman Kalesi’nden, Aktekke Camii (Mevlana’nın annesi Mümine Hatun ve Ağabeyi Muhammet Alaeddin’in mezarının bulunduğu camidir.), Nuh Paşa Camii, Dikbasan Camii, Karabaş Veli Camii, Kirişçi Baba Camii ve bunlardan başka çok sayıda cami, medrese, çeşme, han, hamam ve imaretlerden bahseder. Evliya Çelebi bu tarihi eserlerden başka, büyük bir cadde üzerinde 470 dükkândan bahisle, Karamanlıların o tarihlerde yaşantılarını ve binlerce evliyanın mevcudiyetini ve Yunus Emre'nin merkadi-nin (Yunus Emre’nin mezarı, Taptuk Emre, Yunus Emre’nin oğlu İsmail ve kızına ait 4 sanduka bulunmaktadır.)Karaman'da olduğunu yazmaktadır.

Kâtip Çelebi’ye Göre Karaman: Kâtip Çelebi "Cihannüma" adlı eserinde; Konya'nın kazalarını sıraladıktan sonra, Larende için “Konya'nın doğu cenubunda, arası bir menzil düz yerde kasaba ve kala'dır. Akarsuyu, bağ, bahçeleri, camileri ve hamamları vardır.”. Kâtip Çelebi Karaman eyaletini şöyle yazmıştır; “Der Beyan-ı Eyalat-ı Karaman: Osmanlılardan evvel bu yerlerde Al-i Karaman iskân etmekle, bu diyara Karaman denilmiştir. Daha evvel bu memleket ta denizde sonra ererdi.”.

Konya Salnamelerinde Karaman:1289–1291 Hicri, (1872–1874 Miladi) tarihli Konya Salnamelerinde Karaman tarihi hakkında bilgi verildikten sonra, 88'inci sayfada şöyle deniliyor; "Karaman'da Kibar'ı Evliyaullahtan Tabduk Emre, Yunus Emre, Mader-i ve Birader-i Hz. Mevlana ve Kettane Baba, Canbaz Kadı medfundurlar". 1294 H. (1877 M.) tarihli salnamede de şunları yazıyor: "Karamanda büyük küçük 41 cami, 82 mescit, 17 medrese, 1 kütüphane, 5 tekke, 12 zaviye, 1 rüştiye mektebi ve biri Ermeni diğeri Rum 2 adet kilise ve 51'i İslam ve 2'si Rum olan 53 mektep, ikisi çift ve yedisi tek olmak üzere 9 hamam, 115 çeşme ve şadırvan, 422 dükkân, 7 han, 5 adet bezirhane, 11 yağhane, 33 değirmen, 1 imaret, 11 sebil, 12 sarnıç, 1 buzhane, 4 karlık, 1 adet kala-i atik mevcuttur.".

Lugat-ı Tarihiyye ve Coğrafiyye Müellifine Göre Karaman: Karaman bugün Konya vilayeti dâhilinde olup evvelce Pizidi kıtasını teşkil eden ve sonra bir müddet emirlik halinde idare olunan Larende; Niğde, Ermenek, Konya, Kayseri, Akşehir, Beyşehir, Seydişehir ve Karahisar sancak ve kazalarını toplayan eyaletin ismidir. Bu eyaletin çok yeri dağlık ise de güzel üzüm, afyon yetişir ve tuzlaları vardır.".

Şemseddin Sami Bey’e Göre Karaman:  Şemseddin Sami Bey (Kamusü’l Alâm'ında Karaman ilini) şöyle yazmıştır:" Anadolu'nun orta kısımlarının güney cihetine verilen isim olup Konya, Niğde, İçel sancaklarından ibarettir. Bu bölge, Selçuklu Devleti’nin çökmesinden sonra İstiklâl kazanarak oralarda hüküm süren Karamanoğulları’nın adı ile anılır. Bu hükümetin ilk teşekkülünde Larende kasabası merkez olup sonra yine Konya'yı terke mecbur olmuşlar, Larende’ye çekilmişlerdir. Şimdi dahi Karaman ilinin merkezi Larende ad olunup bu kasabaya Karaman dahi denilir.".

Yılmaz Öztuna’ya göre Karaman: Karamanoğulları, Anadolu Türkmen beyliklerinin en mühimi en büyüğü en kudretlisi en devamlısıdır. Karaman Türkmen Beyliği, 1250 yıllarından 1487'ye kadar takriben 237 yıl sürmüştür. Karamanoğulları Oğuzların Kaçar boyu beylerinden olan Ahmet Sadettin Bey'in oğlu Nure Sufi Bey’den inmişlerdir.

2,5 asırlık tarihleri sırasında, Karamanoğulları'nın toprakları zaman zaman büyüyüp küçülmüştür. Karaman Beyliği, Türkiye'nin şu vilayetlerine yayılmıştır: Konya, Karaman, Niğde, Aksaray, Ankara, Nevşehir, İçel, Kırşehir vilayetlerinin tamamı, Antalya'nın doğu yarısı, Karamanoğulları nüfuz ve tabiiyetinde bulunmuştur. Karamanoğulları batıya doğru Antalya, Isparta, Afyon dolaylarında zaman zaman yukarıdaki sınırları da aşmışlar, akın mahiyetinde çok daha uzaklara gitmişler ve Bursa'ya da girmişlerdir. Yukarıda gösterilen topraklar 146000 km² olup o dönemde bu topraklar üzerinde 2 milyon insanın yaşadığı tahmin edilmektedir.